Get Adobe Flash player


Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
Okul öncesi eğitimde isme aldanmayın!
Okul öncesi eğitim kuşkusuz bir çocuğun okul hayatına başlamadan önce paylaşma, sosyalleşme gibi özellikler ile bir takım bilgi ve becerileri önceden edinmiş olma avantajı açısından büyük önem taşıyor.

Birçok veli hala okul öncesi eğitim konusunda duyarsız davranırken, bir çoğu da  kreş, anaokulu vb. kurumlarda verilen eğitimin, çocuğun psikolojik ve sosyal gelişimi açısından ne denli önemli olduğunu nihayet anlamış durumda.

Ancak velilerin çocuklarını kreş, anaokulu vb. göndermeden önce çocuğun yaş grubunun uygun olup olmadığı dışında, başka özellikleri de iyice araştırmaları gerekiyor.

Yani velilerin çoğu 'seçtiğim kreş, anaokulu evime ya da iş yerime yakın olsun, ücreti uygun olsun yeter'diye düşünüyor.

Ebeveynler sahip oldukları imkanlar ya da şartlar sebebiyle böyle düşünmek de haklı olabilirler ancak, çocuklarını teslim edecekleri kurumun nitelikleri ve güvenilirliği oldukça önemli.

Anne-babaların çocuklarını gönderecekleri kurumu seçerken öncelikle şu özelliklere dikkat etmeleri gerekiyor.

Seçilecek olan kreş ya da anaokulunda görev yapan öğretmenlerin ne kadar deneyimli oldukları,

Aynı yaş grubunda olan çocukların kaçar kişilik sınıflarda eğitim görecekleri,

Kurumda ayrıca bir pedagog ile rehber öğretmenin olup olmadığı ve çocukları yeterli derecede takip edip etmedikleri,

Gün içinde yapılan aktivitler (oyun, resim, spor vb.) ile uyku ve yemek saatleri, 

Öğretmenlerin çocukların kazandıkları beceriler ile sahip oldukları yetenekler ve özellikler hakkındaki tespitlerini, düzenli olarak velilere aktarma konusunda göstermiş olduğu duyarlılık, velilerin dikkat etmeleri gereken belli başlı unsurlar arasında yer alıyor.

Fakat velilerin birçoğu kurumların bu özellikleri hakkında yüzeysel olarak bilgi alıyor ve sonrasındaki gelişmeri doğru düzgün takip etmiyorlar.

Çünkü bu kurumlarda yaş grupları ufak olduğu için çocukların birçoğu başlarına gelebilecek herhangi bir olumsuzluğu doğru düzgün ifade bile edemiyor.

Bu kurumlarda görev yapan öğretmenlerin çocuklara karşı olan tutumları, onların psikolojilerinin olumlu yada olumsuz etkilenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Yine velilerin bu tür kurumları seçerken en çok yanıldıkları nokta; 'isim yapmış, medyada sıklıkla adına rastlanılan kurumları tercih etmeleri.'

Fakat bu tür kurumlar arasında isim yapmış bazı kreş ve anaokullarında çocukları bulunan velilerin karşılaştıkları durumlar pek te hoş değil.

Velilerin birçoğu 'isme aldandık, çocuğumuzu gönderdik kaç aydır gidiyor, doğru düzgün hiçbir şey öğrenmediği gibi, davranışların da bir gelişme olmadı. Hatta garip garip huylar edindi' diye dert yanıyor.

Tabiki isim yapmış çok iyi kurumlar var onlara diyecek bir sözümüz yok. Fakat arada böyleleri de çıkabiliyor.

Çocukların psikolojik durumları, olumlu yönde edinecekleri her türlü kazanım onların gelecekleri açısından da oldukça önemli

Bu nedenle velilerin bu tür kurumları seçerken gösterişe aldanmamaları, iyice inceleyip bakmadan tercih yapmamaları gerekiyor. 

Çocuklarınızı fast- food yerine balıkçıya götürün

Artık şu sözleri o kadar çok duyar olduk ki, "Fast-food yiyecekler çok zararlı. Çok şişmanlatıyor.Ayda bir kere belki onun dışında hiç yemiyoruz. Hatta çocuklarımı hiç götürmem"

Hemen herkes böyle konuşuyor, tüm sağlık programlarında bunlar konuşuluyor, dergilerde ve gazetelerde sürekli fast-food tarzı yani hızlı yenen yiyeceklerin zararlarından bahsediliyor.

Ancak hiç kimse ne konuştuğu gibi davranıyor ne de söylenenleri ve yazıp çizilenleri ciddiye alıyor.

Bir alışveriş merkezinde etrafınıza şöyle bir bakın. Bu tür restoranların tıka basa dolu olduğunu görürsünüz.

Buralarda oturup yemek yiyen kişilerin çoğu gençlerden oluşuyor.

Ancak anne babasıyla elinde oyuncak, hamburger patates yiyen çocukları da sıklıkla görmeniz mümkün.

Şimdi gelin de 'çocuğumu hiç fast-food'a alıştırmadım' diyenlere inanın.

Çocukların birçoğu aslında dışarıda ne yiyebilecekleri konusunda tercih yapabilecek durumda değil.

Çocukların yemek zevklerinin oluşmasında anne- babaların tercihleri çok önemli.

Çocuklar, ebeveynleri onları yemek yemek için nereye götürüyorlarsa oraya alışıyorlar.

Fast-food restoranların çoğunda alınan mönünün yanında oyuncak hediyesi verilmesi, çocuklar için bu yerleri daha cazip hale getiriyor.

Anne-babalar da çocukları yemek yesin diye çoğunlukla bu tür yerlere gitmeyi tercih ediyorlar.

Yani çocuklarına fast-food tarzı yiyecekleri sevdiren yine onlar.

Ebeveynler çocuklarının sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmalarını gerçekten istiyorlarsa, dışarı çıktıklarında onları arada bir balıkçı, çorba, salata ve et yemekleri gibi daha sağlıklı yiyeceklerin sunulduğu restoranlara götürebilirler.

Bu restoranlar da eğer küçük çocukları kendilerine çekmek istiyorlarsa, çocuklar için özel mönüler hazırlayıp balon, ufak araba, bebek gibi hediyeler ile seçenekler sunabilirler.     


 


Yayin tarihi:  21/02/2012
Bu haber toplam 2605 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
15 Haziran   12:05