Get Adobe Flash player


Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
Herkes öğretmenlere yükleniyor!...
Son günlerde öğretmenlere yönelik olarak yapılan sözlü eleştiriler artık o kadar fazlalaştı ki, okullarda öğretmenler ve yöneticiler arasında, sokakta, sosyal medyada hep bunlar konuşulur oldu.

Önce Milli Eğitim Bakanı Dinçer'in öğretmenlere yönelik 'az çalışıp çok fazla tatil yapıyorlar' ardından da ataması yapılmayan adaylara 'yeteneğinize göre başka iş bulun' sözleri büyük tepkiyle karşılandı.

 

Öğretmenler daha kızgınlıklarını üzerilerinden atamamışken, Başbakan Erdoğan'ın memurlarla öğretmenleri kıyaslayarak yaptığı 'öğretmen maaşları memurlara haksızlık' şeklindeki açıklamaları büyük şaşkınlık yarattı.

 

Öğretmenler ise bu durumdan oldukça rahatsız ve çoğu, bu sözler karşısında ciddi tavır almış durumda…

 

Ancak öğretmenlerin tavırları kimsenin umurunda değilmiş gibi görünüyor. Çünkü her fırsatta öğretmenler yine eleştirileri oklarının hedefi olamaya devam ediyor. 

 

Aslında hepimiz eğitim hayatından geçtiğimiz için öğretmenlerin bu sözleri ne kadar hak edip hak etmediklerini çok iyi biliyoruz.

 

Okullarda görev yapan öğretmenlerin birçoğu görevlerini gerektiği gibi özenli bir şekilde yapsalar da, aralarında öğretmenliğe yakışmayacak davranışlara sahip olanlar da yok değil.

 

Özellikle bir öğrencinin okula isteyerek gitmesi için öğretmeni sevmesi oldukça önemli.

 

Hatta öğrencilerin herhangi bir derste başarılı olmalarının yolu yine öğretmenlerini sevmelerinden geçiyor.

 

Özellikle ilköğretimin son kademesi ile ortaöğretim öğrencilerinin branş derslerinde başarı gösterebilmeleri, öğretmenleri ile olan diyaloğa çok bağlı.

 

Eğer öğretmen öğrencilerine karşı gereksiz yere sert tutum gösteriyor ve dersi gerektiği gibi işlemiyorsa, öğrencinin de o derse olan ilgisi daha az oluyor.

 

Öğrencilerine bir takım nedenlerden ötürü ön yargılı yaklaşan öğretmenler ise, öğrencilerin okul hayatlarından tamamen kopmalarına bile neden oluyor.

 

Ancak hiç bir veli meydanlara çıkıp 'öğretmeni çocuğuma karşı çok ilgisiz, dersi hiç iyi işlemiyormuş' ya da öğrenciler 'öğretmenim bana tokat attı, ödevimi yapmadığım için kulağımı çekti, konuları da hiç iyi anlatmıyor' demiyor.

 

Her ne olursa olsun öğretmenler 'az çalışıyorlar, haksız yere bu parayı kazanıyorlar, kendilerine başka iş bulsunlar' imalı sözleri hak etmiyor.

 

Çünkü öğretmenler dersleri oturarak işlemiyor. Bütün gün neredeyse hep ayakta ders anlatıyorlar.

  

Ders saatleri içinde okulla ilgili diğer işlemlerini halletme gibi bir şansları da yok.

 

Öğretmenler masa başında ikide bir  çay, kahve içmiyor, ancak tenefüsler de bir şeyler içebiliyorlar.  

 

Birçoğu yüzlerce sınav kağıdını okulda okuyamayıp eve getiriyor. Buna ayrı bir zaman harcıyorlar.

 

Onca öğrencinin hem eğitiminden sorumlu hem de tenefüslerde onların sıkıntılarıyla ilgilenen öğretmenler, çoğu zaman ders saati dışında velilerin sorularına da cevap vermek zorunda kalıyor.  

 

Belli dönemlerde toplantı düzenleyerek bir araya gelmeleri de cabası.

 

Öğrenciler kavga ettiğinde ayıran, yere düşüp dizi kanayan olduğunda pansuman yapan yine onlar.

 

Yani neredeyse öğrencilerin tüm disiplin sorunlarıyla öğretmenler ilgileniyor.  

 

Anasınıfı öğretmenleri ise çocuklar tuvalete girdikten sonra temizliklerini yapıp, üstünü giydiriyorlar.

 

Öğretmenler tüm bu işlerden kalan zamanda da ders işlerler artık! 

 

Şimdi bu sözleri söyleyenler öğretmenlere laf atmadan önce bir kez daha düşünsünler.

 

Kıyaslama yapacaklarsa ona göre yapsınlar.

 

Öğretmenlerin okullarda nelerle karşılaştıklarını hangi şartlarda nasıl çalıştıklarını bir de onlardan dinlesinler.

 

Yine tatmin olmuyorlarsa öğrencilere ve velilere sorsunlar.

 

Bakalım o zaman söyleyecek söz bulabiliyorlar mı?


Yayin tarihi:  31/05/2012
Bu haber toplam 3025 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
20 Nisan   02:55