Get Adobe Flash player

Yurtdışında çocuk bakıcısı, Türkiye'de öğretmen!
Yurt dışında farklı iş kollarında çalışan ya da ana dili olduğu için, başka bir ülkede yabancı dil öğretmenliği yapanlar, dil eğitiminin kalitesini düşürüyorlar

Öğretmenlik eğitimine ve yetkinliğine sahip olmayan öğretmenlerden dil öğrenmeye çalışanların ise motivasyonu ve öğrenme becerisi aşağıya çekiliyor. 15 yıldır eğitim sektörüne öğretmen ve öğrenci yetiştiren Mehmet Karataş; her sorunun çözümüne, “Eğitim Şart” diye cevap veren bir toplumda, öğretmenlik bir meslek mi, yoksa iş mi diye soruyor. Her yıl öğretmenler günü olarak kutlanan 24 Kasım’da, artık öğretmenliğin ve öğretmenlerin toplumdaki öneminin sorgulanması gerektiğini belirten Karataş, öğretmenlerimize değer verildiğini söylerken, öğretmenlik eğitimine, öğretme yeterliliği ve yetkinliğine aynı önem ve özenin gösterilmediğine dikkatleri çekiyor.

Dil Eğitiminin ucuzlaştırılması, “Öğrenemiyorum” diyenlerin sayısını arttırdı

British Time Dil Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Karataş; günümüzde dil okullarının, düşük fiyatlarla oldukça cazip görünen dil öğretme vaatleri sunduğunu söylüyor. Ancak bu düşük fiyatı sağlamak için öğretmen kalitesini de düşürdüklerini belirtiyor. Bunun doğal sonucu olarak da yabancı dilde eğitim kalitesinin düştüğünü aktarıyor. Sadece kazanç düşünerek ve öğrenci kapma yarışı içine girilerek; öğretmenlik eğitimi bulunmayan kişilerden oluşturulan düşük bütçeli öğretmen kadrolarının bu işin ilmini almış öğretmenlere karşı haksızlık ve saygısızlık olduğunun altını çiziyor. Bu durumun, dil öğrenmekten uzaklaşan ve “öğrenemiyorum” diye önyargıya kapılan gençlerin çoğalmasına neden olduğuna dikkat çekiyor.

Gelişim için bir yabancı dil öğrenmek artık şart

Karataş, Türkiye’de gerek ekonominin gerekse dünyaya entegre olmanın yabancı dil eğitimiyle birlikte daha da hızlanacağına dikkat çekiyor. Yabancı dil öğrenmek ve her ne amaçla olursa olsun kendini geliştirmek için zaman ve para ayıran kişilerin dil öğrenimine, kurumların da iyi bir hizmet vererek destek olması gerektiğini söylüyor. Eğitim almamış, öğretme tekniklerini bilmeyen, öğretmenliği geçici ya da ek iş olarak gören kişiler yerine; öğretmenlik mesleğini benimsemiş, öğretmeyi seven, kişi psikolojisini bilen, eğitim ve formasyonunu tamamlamış kişilerin kadrolu olarak çalıştırması gerektiğini sözlerine ekliyor.  Kendini güvende hisseden, gelecek kaygısı yaşamayan, işini seven öğretmenlerin öğrenmeyi isteyen kişiye daha fazla yararlı olacağını dile getiriyor. Mehmet Karataş, öğretmenliğin tüm meslek gruplarının ötesinde ince bir sanat olduğunu belirtirken; doktor, avukat, hakim vs gibi tüm önemli meslek sahiplerini öğretmenlerin yetiştirdiğinin altını çiziyor. Özellikle KPSS yüzünden atanamayan öğretmen adaylarnın bu ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğunu, hevesle başladıkları üniversiteyi öğretmen sıfatıyla bitirdikleri halde, fiilen başlayamadıkları mesleklerini iş olarak görmeye başladığına dikkat çekiyor. Böyle eğitimli, genç ve hevesli eğitmenlere gerekli önem ve değerin verilmesi gerektiğini belirtiyor.



Yayin tarihi:  22/11/2012
Bu haber toplam 3179 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
24 Ekim   10:45