Get Adobe Flash player


Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
Okumuş gençlere haksızlık ediliyor!
Herhangi bir kişiye ‘ülkemizdeki en büyük zenginliklerden biri ne’ diye sorsanız kuşkusuz birçoğu
‘genç nüfus’ diye cevap verir.

Fakat bu nüfus içinde yıllarca eğitim almış gençlerin neler yaşadığını ve bugün birçoğunun ne durumda olduğunu hiç düşündünüz mü?  

 

Bazılarınız buna kafa yormuş olabilir ama büyük bir çoğunluğun eğitimli gençlerin yaşadıkları sıkıntılardan pek de haberdar olduklarını sanmıyorum.

 

Onlar sadece ‘gençlerin çok aceleci olduğunu, hepsinin popüler meslekleri tercih edip, çabucak iş bulmak istediklerini ve biran önce çok para kazanmak’ hevesinde olduklarını düşüyorlar.

 

Yani büyük bir kesim eğitimli gençlerin aslında nelerle karşılaştıklarını ve ne gibi durumlara maruz kaldıklarını hiç bilmiyorlar.    

Eğitim ve nitelikli insan faktörü günümüzde bu denli önemliyken iyi eğitimli gençleri sanki cezalandırıyorlar.


En büyük işsizlik oranının üniversite mezunları arasında olması bunun en büyük kanıtlarından biri değil mi?

 

Gerçekten bilinçli olarak mastır yapmak isteyen öğrencilerin önlerine konan engellerden hiç bahsetmiyorum bile…

 

Kendilerine yapılan muamelelerden sıkılan eğitimli gençlerin büyük çoğunluğu, neredeyse doğru düzgün eğitim almayan gençler kadar mutsuz ve karamsar.

Etrafınızda okula giden yüzlerce çocuğa, gençlere bir bakın.

 

Aileleri “ders çalışın, okuyun ileride iyi bir mesleğiniz olsun” diye öğüt verdikçe onlar, “Okuyanların haline bakın, okudular da ne oldu!” diye cevap veriyor.


Sınavlarla boğuşmaktan iyice yorulmuş olan çocuklardan, gençlerden bu sözleri artık sıklıkla duymaya başladık.

Çünkü öyle bir duruma geldik ki okumuş, kaliteli eğitim almış gençler değil, az eğitimli, cahil ama paralı kişiler bugün çok güzel konumlarda bulunuyor.

 

Hatta aralarında medyanın abarttığı kişiler kahraman bile ilan ediliyor.  

Model diye örnek gösterilen isimlere baktığınızdaysa ya bir köşeyi dönen tip ya da ahlaki değer erozyonuna uğramış kişiler.

Liselerde ve üniversitelerde okuyan gençlerin yılın başarılı isimleri diye ödüllendirdiklerine ne demeli? Aralarında doğru düzgün ne bir bilim adamı ne de eğitime gönül veren bir kişi ya da kuruluş var.

Heves kırma yarışı


Eğitimlilere verilen değer böylesine düşmüşken, okumuş kişilere yönelik engellemelerin kimi zaman yine okumuş insanlardan gelmesi ise ayrı bir sorun.


Bu kişilerin çoğu defa şahit olduğum, işsiz üniversite mezunları hakkındaki yorumları aynen şöyle: “Yeterli olsalar bir işe girebilirler, çok fazla seçiyorlar, zora gelemiyorlar”

 

Bu ve bunun gibi yerli yersiz yorumlarda bulunan diğer üniversite mezunları, ne dediklerinin farkındalar değiller galiba…

 

Çünkü kendilerine dönüp bir baksalar çok da farklı olmadıklarını görecekler…

 

Öte yandan gerçekten bilinçli olarak yüksek lisans yapmak isteyen öğrencileri, objektif olmayan mülakat sınavlarında eleyen hocaların tutumlarına ne demeli?  

 

“Bu iş ayağa düşürüldü. Eskiden mastır yapmak çok zordu, kolay mı öyle canım”

 

Hocalar arasındaki bu yaklaşım artık klasik bir anlayış olmuş.

 

Çok yazık. İşbirliği etmişçesine herkes gençlerin hevesini kırma yarışında...

Eğitimlilerin içinde bulundukları durum maalesef böyle… Birinin diğerinden çok da farkı yok aslında.

 

Tek farklılık biraz kişisel yetenekler, biraz hırs, biraz torpil ya da şans.


Okumuşları yıldırmaya yönelik bu tutum, eğer böyle devam ederse çok değil 10-15 yıl sonra çok daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.


Eğitimli gençleri her an patlamaya hazır bir bomba haline getirme çabalarından vazgeçilmeli.

Çünkü eğitimli insanlara karşı ilgisizliğin, daha da kötüsü karalamanın arttığı bir ortamda bırakın çağı yakalamayı ileriye yönelik tek bir adım atmamamız bile mümkün değil!

 


Yayin tarihi:  07/06/2013
Bu haber toplam 2941 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
20 Nisan   02:56