Öyle üniversite sınavına hazırlanan yaştakilerden bahsetmiyorum. Benim dikkatimi çekenler bellikli üniversiteyi çoktan bitirmiş ama işsiz oldukları için zaman doldurmaya çalışan tiplerden.
Bazısı belki hala arayış içinde bazısı da bundan bıkmış ve karamsarlığa kapılmış.
Hatta bir keresinde iki genç arkadaşa istemeden kulak misafiri olduğumu söyleyebilirim.
Bir saat boyunca sürekli iş bulamamaktan, buldukları işlerin de kazanç açısından tatmin edici olmadığından bahsettiler.
Haksız da sayılmazlar hani… Artık iyi bir iş bulmak gerçekten çok zor ve çalışan gençlerin birçoğu da işinden memnun değil.
Yani işin varsa bir dert yoksa ayrı bir dert.
İşsizlik sorunu
Gençlerin büyük çoğunluğu maalesef işsizlik sorunu ve gelecek endişesi yaşıyor.
Bir tarafta büyük beklentilerle üniversiteyi kazanmış, mezun olmuş ancak hâlâ bir işe girememiş gençler.
Öbür tarafta ise üniversiteye girebilmek için çalışan ve okulunu bitirip mesleğini yapmak isteyen ya da yüksek kazançlı bir iş bulmayı ümit eden gençler.
Aslında bu gençlerin birbirinden pek farkı olmadığını düşünüyorum.
Çünkü hepsi eninde sonunda işsizlik sorununu mutlaka yaşıyor.
Belki çok az kişi mezun olur olmaz iş imkanına kavuşuyor veya sevdiği mesleği yapabiliyor
Bu konuda çok karamsar bir tablo çizmek istemesem de maalesef gençlerin içinde bulundukları durum bunu gösteriyor.
Peki binlerce genç iyi bir üniversiteden mezun olmasına rağmen yine de iyi iş bulamazken, hemen her tür liseyi bitiren öğrencinin ‘üniversite eğitimi almaktan başka bir çaresi olmadığını’ düşünmesi sizce doğru mu?
Bence bu koşullarda pek doğru değil. Çünkü dünyanın başka hiçbir ülkesinde ‘herkes üniversite eğitimi almalıdır’ diye bir kural yok ve üniversite bitiren gençlerin mutlaka iyi bir iş bulabileceği de garanti değil.
Gençler ‘üniversite eğitimi alırsam belki iş bulmam daha kolay olur’ diye düşünerek hareket ediyor ve çoğu, ‘yeterki bir üniversite okuyayım da ne olursa olsun’ diye sevmediği bir bölümden mezun oluyor.
Doğal olarak yetenekleri doğrultusunda bir bölümden mezun olmayan gençler, çalışma hayatında başarılı olamıyor ya da farklı bir iş arayışlarına yöneliyorlar.
Mesleki eğitim
Aslında tüm öğrencilerin ‘bir üniversite bitirip bitirmemenin gerçekten şart olup olmadığını’ kendilerine iyice sormaları gerekiyor.
Özellikle de mesleki eğitime devam eden gençlerin.
Mesleki eğitim alan gençlere "neden mesleki eğitimi tercih ettiniz” sorusunu sorduğunuzda bir çoğunun ‘iş imkânının daha fazla olması’ diye cevap verdiğini görürsünüz.
Bazı gençler ise bu soruya doğru düzgün cevap bile veremiyor.
Mesleki eğitime devam eden gençlerin büyük bir kısmı ‘üniversiteye giremezsem hiç olmazsa bir mesleğim olur’ diye düşünürken, bir kısmı da mesleki eğitimi bilinçsizce, ailesinin yönlendirmesi sonucunda seçmek durumunda kaldığı için, tek çözümü üniversite okumakta görüyor.
İşte bu kesimde bulunan gençler için, üniversite okumayı bir zorunluluk olarak görmek yerine, yükseköğretime girişte kendi alanlarıyla ilgili bölümü tercih etmeleri çok daha avantajlı.
Üniversite mezunları bile doğru düzgün bir iş bulamazken, üniversite kapılarında bekleşip, onca yıl kaybetmenin hiçbir anlamı yok.
Bu gençlerin eğitim gördükleri alanda ilerlemelerinin, bu günkü şartlarda çok daha sağlıklı bir karar olacağını düşünüyorum.