Untitled Document

Sınavlar artık daha güvenli olacakmış
Burası Türkiye sözü çok söylenir. Üzerinde fazla durulmak istenilmeyen ve gizliden gizliye kabul edilen bir konu olduğunda burası Türkiye denilir.

 

Bir konu eleştiriliyormuş gibi yapılır ama aslında eleştirilmez ´burası Türkiye´ denilerek konu geçiştirilir.

 

Bıkkınlıktan söylenir, çaresizlikten söylenir, bir sorunun çözülemeyeceğinin bilinmesinden burası Türkiye denilir.


ÖSYM başkanı için de aynı sözü kullanmak herhalde en doğrusu. Adam göreve geldiğinden beri ÖSYM´de meydana gelen aksaklıkların, hataların, beceriksizliklerin ve düzenbazlıkların sayısını artık kimse bilmiyor. Ama buna rağmen, adam kalkıp şunları söyleyebiliyor:
"Tüm iddia ve suçlamalara karşı 2011 yılında 40 sınavda 5 milyon 780 adaydan hiçbirine haksız kazanım sağlanmamıştır. Bundan sonra da sağlanmayacaktır. Ben bilim adamıyım. Benim göreve geldiğim süre içinde bir adaya dahi kopyayı somut verilerle ispatlarsanız istifaya hazırım."

Kim neyi ispat edecek

 

Gerçekten hayret bir şey. ÖSYM sınavlarında ve sonrasında onca olay oldu, mübarek hala ´kopya çekildiğini ispatlasınlar istifa ederim´ diyor.

 

Ben anlamadım bu savunmayı. Anlayan varsa söylesin. Kim neyi ispat edecek. Her şey ortada. Ve üstelik yapılan hatalar, bir tane de değil.


Yani ÖSYM başkanı şunu demek istiyor, “Üzerime ne kadar gelinirse gelinsin, ne kadar hatam, ne kadar iş bilmezliğim, ne kadar beceriksizliğim ortaya çıkarsa çıksın, ben ÖSYM başkanlığını bırakmayacağım."


Böyle bir başkanı hala ÖSYM koltuğunda oturtanlar için, burası Türkiye demekten başka ne diyebilirsiniz.

 

Çünkü yetkili hiç kimseden itiraz gelmiyor. Tam aksine ÖSYM´de sorunlar çıktıkça, yetkililer sorunu ya geçiştiriyor, ya da daha komiği ´biz ona kefiliz´ anlamına gelen demeçler veriyorlar.

 

Gerçekten pes doğrusu.


MEB sonunda akıllandı


Milli Eğitim Bakanlığı sonunda eğitim fakültelerinin öğretmen yetiştirdiğini ve KPSS puanıyla öğretmen belirlemenin işe yaramayacağını kabul etti. Bu önemli bir gelişme.


Her ne kadar ´atanamayan öğretmen´ kavramını uyduruk bulsa da, Milli Eğitim Bakanı KPSS ile öğretmen seçmenin yanlış olduğunu kabul etti şimdilik.

 

Daha sonra neler olur onu bilemeyiz ama, Milli Eğitim Bakanı´nın böyle bir belirlemede bulunması MEB için önemli bir gelişme.

 

Milli Eğitim Bakanı Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalıştayı´nda "Öğretmen adayının mesleğe atanmasında sadece KPSS puanının esas alınması, öğrencilerin mesleki yeterliliğini belirlemekte yetersiz kalmaktadır" demiş.


Oysa eğitim uzmanları, öğretmen sendikaları ve eğitim fakültelerinden mezun olanlar yılardır, öğretmen adaylarının KPSS´ye girmemesi gerektiğini söylüyorlardı.

 

Eğitim fakülteleri sadece öğretmen yetiştiriyor çünkü.

 

Geç de olsa Milli Eğitim Bakanlığı´nın bu gerçeği kabul etmesi, eğitim fakültelerinden mezun olanlar ve mezun olacaklar için çok önemli bir aşama.

Milli Eğitim Bakanı ve ekibinin bilemediğimiz başka amaçları yoktur inşallah.

tbekir@gmail.com

Yayin tarihi:  01/01/2012 - 15:43
Bu haber toplam 888 defa okunmuştur
Yazarlar
Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
15 Haziran   12:09