![]() YÖK yine mağdur bir kesim oluşturdu
YÖK’ün sonunda aklı başına geldi. Geldi gelmesine de yine mağdur olan bir kesim meydana getirerek aklı başına geldi. Fen edebiyatlılara tanınan pedagojik formasyon (öğretmenlik eğitimi) uygulaması sona erdirildi. Fen edebiyat mezunları artık pedagojik formasyon eğitimi alamayacakları için öğretmen olamayacaklar. Peki ne olacaklar? Ancak akademik yönde ilerleyip, öğretim üyesi olabilecekler. Elbette mezun olanlardan çok azı bu imkanı elde edecek. Bu karar elbette eğitim fakülteleri mezunlarını sevindirmiştir. YÖK böyle bir karar almak zorunda mıydı? Elbette değildi. Yıllardır yazılıp çiziliyor, eğitim fakültelerine MEB’in ihtiyacı kadar yeni öğrenci alınsın diye, ama dinleyen olmuyor. Eğitim fakülteleri ve fen edebiyat fakültelerinden her sene on binlerce genç mezun oluyor. Hepsi de öğretmenlik bekliyor. Milli Eğitim Bakanlığı ise, bu mezunlardan ancak 20-30 binine öğretmenlik imkanı sunuyor. Öğretmen olamayanlar bekliyor. Ve bekleyenlerin sayısı her sene artıyor. Değişik rakamlar var ama, şu anda 400 binin üzerinde fen edebiyat ve eğitim fakülteleri mezunu genç öğretmenlik bekliyor. Çare kontenjanı düşürmek Fen edebiyat mezunlarına öğretmenlik hakkı vermemek çare değil. Çare, fen edebiyat ve eğitim fakülteleri öğrenci kontenjanlarını azaltmaktır. Madem bu kadar fazlalık var, öyleyse bu fakültelere az öğrenci alınmalı. Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK oturup birlikte karar almalı ve her sene ne kadar yeni öğretmen gerekiyorsa, eğitim fakültelerine o kadar öğrenci alınmalı. Ayrıca, vakıf üniversitelerine eğitim fakültesi açma zorunluluğu kaldırılmalı, eğitim fakültelerinin puanları yükseltilmeli. Eğitim fakültelerinden mezun olup da yıllarca öğretmen olamayanlar var. Eğitim fakültelerinin bazı bölümlerinden mezun olanlar hiç atanamıyorlar. Bu bölümlere geçici olarak yeni öğrenci alınmamalı. Elbette aynı uygulama fen edebiyat fakülteleri için de devreye sokulmalı. Bu yapılırsa, hiç kimsenin de mağdur edilmesine gerek kalmaz. Başbaka'ın ödev şikayeti Bu hükümet gerçekten bir garip. 10 yıldır ülkeyi tek başlarına yönetiyorlar, ama sanki muhalefet gibi hareket etmeyi bir marifet sayıyorlar. Hemen her şeyden şikayetçiler. Başbakan Erdoğan’ın öğrenci ödevlerinden şikayetçi olması gibi. Öğrencilere ödev verilmesi yeni bir konu değil. Yıllardır ödev verilir ve herkes de, özellikle öğrenci ve veliler bundan şikayet eder. Hükümet isterse dilediği yasayı şak diye çıkarıyor. Şikayet edeceklerine, yasa mı çıkarırlar MEB’e yönetmelik mi yayınlatırlar, bir hamlede ödev verilmesini yasaklayabilirler. Bunu yapmayıp şikayet etmek anlaşılır gibi değil. Ama Başbakan ve hükümet ne yapsın. “Başbakan halkın nabzını çok iyi tutuyor” şeklindeki övücü sözlerle köşe yazılarına başlayan o kadar şak şakçıları ve yağcıları var ki, onlar da sürekli şikayetçi konumda olmayı sürdürüyorlar.
Yayin tarihi: 14/05/2012 -
Bu haber toplam 245 defa okunmuştur
|
|
|